onrhklk@gmail.com

“Sağ” ve “Sol” Kavramlarının Siyasi Literatüre Girişi

Gündelik yaşamımızın neredeyse her anında duyduğumuz ve çok da sık kullandığımız kavramların başında sağ ve sol kavramları gelir. Tabi burada bu iki kelimenin anlamlarını yön belirten sağ, sol olarak değil, siyasi ideolojileri sınıflandırırken kullandığımız sağ, sol olarak anlamamız gerekir. Belki de her gün duyuyoruz medyada, derslerde, sokakta, arkadaş ortamımızda, iş yerimizde… Sağ partiler, sol partiler, “sağcı kişiler”, “solcu kişiler” gibi sınıflandırmaları kendimiz de dahil olmak üzere çok sık kullanıyoruz.

Peki hiç düşündük mü acaba neden sağ ve sol. Neden bir grup ideolojiye sağ, başka bir grup ideolojiye sol diyoruz? Nedir “sağcı” bireylerin “solcu” bireylerden farkı? Neden bu sınıflandırmaları yaparken bu iki kelimeyi kullanıyoruz? Aslında bu iki kelimenin seçilmesindeki neden yön belirtmek ile kullandığımız sağ ve sol ile aynı diyebiliriz. Çünkü bir konuma göre sağda bulunanlar sağcı, soldakiler solcu olarak anıldı. Sağ ve sol kavramları da işte tam olarak böyle ortaya çıktı. Konuyu bilmeyen okuyucu “nasıl ya?” diyebilir. Çünkü çoğu insan bu kelimelerin çıkışının bu şekilde basit şekilde olabileceğini tahmin etmiyor. Şimdi tarihte bu kelimelerin nasıl ortaya çıktığını bakalım.

Klasik sol ve sağ kavramları siyasal alanda ilk kez 1789 Fransız Devrimi sonrasında oluşan Kurucu Meclis’in yapısına dayanmaktadır. 1789 Fransız Devrimi ve ardından toplanan Fransız Ulusal Meclisi anayasa ve diğer konuları tartışmak için bir araya gelmişlerdi. Bu mecliste delegeler Fransa Kralı 16. Louis’in yetkilerinin belirlenmesi konusu temel olmak üzere pek çok konuda fikir ayrılığına düşmüşlerdi. Meclis yapısında oturum başkanı Mounier ortada otururken karşıt görüşlü kişiler Mounier’in sağ tarafında ve sol tarafında yer alacak şekilde yerleşmişlerdi. Oturum başkanının sağında oturan kişiler Kral’ın bazı haklarını savunan ve eski rejime destek olan üyelerden, solunda oturan kişiler de Kral’ın imtiyazlarını reddeden ve yeni rejime istek duyan kişilerdi. Anlaşılacağı üzere sol daha radikal özgürlükçü bir akım olarak ortaya çıkmış, sağ ideoloji ise eski yapıyı sahiplenen, muhafazakâr ve radikal değişimlerden rahatsızlık duyan bir çizgide olmuştur. Bu olaydan sonra dönemin gazeteleri de Fransız Meclisi’nden bahsederken “sol kanat” ve “sağ kanat” ifadelerini kullanmaya başlamışlardır. 19. yüzyıla gelindiğinde ise artık sağ ve sol terimleri Fransız diline de yerleşmiştir. Yüzyıllar öncesinden gelen bu olayla o günden bugüne siyasi partiler kendilerini, sağ, sol, merkez sağ, merkez sol, aşırı sol, aşırı sağ gibi terimlerle tanımlamışlardır.

İşte meşhur sağ ve sol kavramları siyasi literatüre ilk kez bu şekilde girmiştir. Belki de o gün yenilikçiler sağ tarafta, muhafazakârlar da sol tarafta otursaydı şimdi bu kelimeleri tam tersi şekilde kavrıyor olacaktık. Kim bilir belki de tarih bize önümüzdeki yıllarda yeni yönleri ile yeni siyasi kavramlar sunacaktır.

Benzer Yazılar

İçerik Bulunamadı

Araç çubuğuna atla