info@naftalindergisi.com

Orwell’ın 1984’ü Hakkında Asla Bilmediğiniz 10 Şey

Kaynak: Foundation for Economic Education (FEE)  |  Yazar: Anna Mathews  |  Çeviren: Emre Turku

George Orwell’ın 1984 romanı, yayınlandığı tarihte son derece popülerdi ve bugün de hâlâ öyle. 1984, Stephen King, David Bowie, Mel Gibson ve Kit Harrington gibi birçok yıldızın favori kitaplarından biri olarak bahsedilmesiyle birlikte son zamanlarda popülaritesi daha da artmıştır. Bazılarının iddia ettiği gibi, kitap, Orwell’ın distopyan vizyonuna sonunda ulaştı ve 2017’nin başlarında yeniden en çok satanlar listesine girdi.

Aşağıda Orwell’ın gizemli romanı hakkında muhtemelen bilinmeyen 10 gerçek var.

1- Orwell 1984’ü yazmadan önce, İkinci Dünya Savaşı boyunca İngiliz hükümeti için BBC’de bir propagandacı olarak çalıştı. (Belki de propaganda endüstrisini detaylı olarak görmek onun 1984‘teki eleştirel tasvirine sebep olmuştur.)

2- Orwell, 1984 adında karar kılmadan önce, ilk olarak 1980, daha sonra da 1982 olarak adlandırmıştır. Kitap, 1948’de yazıldığı için, bazıları, Orwell’ın, kitabın yazıldığı yılı ters çevirerek böyle bir başlık planladığını söyler. Ayrıca romanına Avrupa’daki Son Adam (The Last Man in Europe) adını vermeyi de düşünmüştür.

3- Orwell romanını yazarken veremle savaşıyordu. Hastalık sonunda onu tüketti ve Orwell, 1984 kitabı yayımlandıktan yedi ay sonra öldü. Ölümünün tek nedeni veremdi.

4- Orwell, çocuklarıyla eğlence amaçlı bir tekne gezintisindeyken denize düştü ve neredeyse ölüyordu. Neyse ki ne bu olay ne de verem onun romanını bitirmesini engelleyemedi.

5- İronik bir kayda göre, Orwell romanında hükümet gözetimi hakkında uyarılar yaparken bizzat kendisi hükümetin gözetimi altındaydı. İngiliz hükümeti, Orwell’ın sosyalist görüşlere sahip olduğuna inandığı için onu izliyordu. Bu gözetleme, İngiltere’deki yoksulluk ve alt sınıflar hakkında gerçek bir hikâye olan Wigan İskelesi Yolu (The Road to Wigan Pier)’nu yayımladıktan sonra başladı.

6- “2 + 2 = 5” sloganı; komünist rejimin, beş yıllık planlarının hedeflerini yalnızca dört yılda gerçekleştirmelerine yardımcı olmak amacıyla bir çeşit slogan olarak kullanan Rusya’dan kaynaklanmaktadır. Her ne kadar slogan bugün totaliter beyin yıkama sorunlarına işaret etmek için kullanılsa da bu ilk kez Orwell tarafından ortaya atılmamıştır.

7- Orwell, romanında, bu Rus propagandasının yanında bazı Japon propagandaları da kullanmıştır. Örneğin, “Düşünce Polisi”, Japon savaşı sırasında “millî olmayan düşünceler”e sahip olan Japon vatandaşlarını tutuklayan gizli polislere dayanır. Resmi isimleri Kempeitai’dir ve onların işi “Düşünce Savaşı” olarak adlandırılır.

8- Orwell, BBC’de propagandacı olarak çalışırken 101 numaralı bir konferans salonu vardı. Bu salon, onun korkunç sahnelerini belirlediği ve bu nedenle oranın daha da korkunç bir hâle geldiği salondu.

9- Orwell’ın arkadaşları ve ailesine göre, kitabının ana karakteri olan Winston Smith’in ilgi duyduğu Julia, kendisinin ikinci karısı Sonia Brownell’dan esinlenilmiştir.

10- Bu kitap popüler olmasına rağmen, dünyanın en çok yasaklanan kitaplar listesinde ilk onda yer alır. Bazı kimseler onu komünist yanlısı görüşler içerdiği için yasaklarken, diğerleri de anti-komünist olduğu için yasakladı. Ne olursa olsun, totaliteryenizme karşı uyarılar içeren bir kitabın sık sık sansürlenmesi ironiktir.

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla