emreturku@yahoo.com

Merkez Sağın Makus Talihi

Türkiye’de merkez sağ gelenek ülkedeki en kapsayıcı, sıkça kullanıldığı şekliyle, ülkenin her yerinden ve her kesiminden oy alabilen, tek gelenektir. Elbette bu başarısının altında bir incelik söz konusu. Bu da kucaklayıcılığı. Bunu da bünyesinde bulundurduğu liberal değerlere borçlu. Bu değerlerden uzaklaştıkça her kesimin olmaktan çıkıyor.

Bugün AK Parti’nin yaşadığı temel problem de budur. Tüm kesimlerin partisi olma özelliğini kaybetmeye başladı. Devlet Bahçeli’ye uyarak “beka meselesi”ne sarıldı, bu beka mücadelesini de kendi ülkesindeki %50’ye karşı yapınca iyice çuvalladı.

Bir süredir konuşulan Ali Babacan veya Ahmet Davutoğlu liderliğinde kurulacak olan partilerin sebebini bu yönden okuyabiliriz. Kendi içerisinde dahi eleştiriye tahammül edemeyen bir ekip kadrosu oluşturan AK Parti, deyim yerindeyse kendi evlatlarını da yemeye başlayınca bu durumdan faydalanmak isteyenler çıkacaktı. Nitekim bugün de bu isimler Babacan ve Davutoğlu oldu. Dikkat edin, Babacan henüz kendisini göstermedi ama özellikle Davutoğlu konuşmalarında AK Parti’nin temel değerlerine yani merkez sağın değerlerine nasıl da temas ediyor. Çünkü toplumun ve geleneğin kumaşı belli.

Merkez sağ partiler, ilk ortaya çıkışlarında, içine doğdukları siyasî durumu çok iyi okuyup nokta atışı çözümler ortaya getirebiliyor. Ülkenin eksikliklerini, yanlışlarını doğru tespit edip yerinde çözümler üretebiliyor. Bunu da doğru söylemlerle halka yansıtabildiği takdirde başarı kaçınılmaz oluyor. Fakat merkez sağ partiler kendilerini yenilemekte kendi hatalarını görmekte aynı mahareti gösteremiyorlar. Popülizme ve milliyetçiliğe yenik düşüp sertleşiyor ve kendini var eden, herkesi kucaklayıcı değerlerine zarar veriyor. Bu konuda AK Parti bugüne kadar iyi bir sınav vermişti. Sapmalar olsa da kendisini toparlamasını bilmişti. O açıdan hakkını vermek lazım. Fakat özellikle son iki-üç yıldır kendisini yenilemekte aynı başarıyı gösteremedi.

Merkez sağdaki bu kendinden uzaklaşma, beraberinde muhalefete ve ötekine baskıyı da getiriyor. Sonunda Tahkikat Komisyonları, lider yasaklarının devamı için “Hayır” kampanyaları, kazanılan seçimlerin iptal edilmesi gibi antidemokratik, illiberal savrulmalara yol açıyor.

Bugün AK Parti, merkez sağın makus talihine yenik düşmek istemiyorsa liberal değerlere öncelik verip ona göre hareket etmeli. Yoksa sürekli “ülkenin batı kıyılarına sıkışmış” diye küçümsediği CHP’ye benzer bir şekilde bu sefer de kendisi ülkenin “orta kısmına sıkışıp kalacak.”

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla