maakkus24@hotmail.com

Kiminle Başbaşa Olduğumuzu Biliyor muyuz?

Gençlerle Başbaşa’yı bilir misiniz? Hani Ordinaryüs Profesör Doktor Ali Fuat Başgil’in yazdığı kısa ve çok tavsiye edilen kitap. Muhtemeldir ki çoğunluğumuz en az bir kez duymuştur, okuyanlarımızın sayısı da az değildir. Peki genç nesiller olarak bu kitabın yazarını tanıyor muyuz? Kiminle başbaşayız biz?

Son haftalarda tam da bu soruyu merak ederken iki kitap çıktı karşıma. Biri Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’in o dönem Yeni İstanbul gazetesinde seri halinde yayınlanan makalelerinden mürekkep Yakın Maziden Hatıra Kırıntıları isimli bir eserdi. Diğeri ise Başgil’in mektuplarından ve yine o dönemki Yeni İstanbul gazetesinde yazdığı bazı makalelerinden mürekkep Ord. Prof. Dr. Ali Fuad Başgil’den Mektuplar isimli bir eserdi. Öyle ki bu iki eseri okumak çok muhteşem bir lezzeti, çok dehşet verici bir elemi, çok büyük bir hayreti ve çok doyurucu bir ilmi aynı anda yaşattı bana.

Okurken çok akıcı bir dil ve sürükleyici bir anlatımın yanı sıra Ali Fuat Başgil’i daha yakından tanıma ve fikirlerini daha iyi idrak edebilme lezzetini yakalıyorsunuz. Bir yandan da bu yazıların çoğunun gazetede yayınlanmış olduğunu düşünüp bugünün gazeteleri adına büyük bir elem duyuyorsunuz. İlmi içerikten ne denli uzak kalındığını dolu dolu satırları okurken daha acı bir biçimde hissediyorsunuz. Okuyan için adeta bir üniversite olabilecek düzeyde makalelerin yayınlandığı gazetelerden sıradan ve günlük polemiklerin sığ kavgalarına düşen bir manzaraya şahitlik ettiğiniz için derin bir hüzün kaplıyor yüreğinizi.

Bir yandan lezzet alıp bir yandan hüzünlenmeniz yetmezmiş gibi okudukça hayretler içinde kalıyorsunuz. Yakın tarihin bilmediğim birçok detayını bu kitaplarda buldum. Belki kendi bilmezliğimi genele yaymak gibi olacak ama merakımdan soruyorum: Var mı aramızda Ali Fuat Başgil’in 1960 darbesinden sonra yapılacak seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildiğini ancak sonra ordunun baskıyla adaylıktan vazgeçirmek istediğini ve bunun üzerine Ali Fuat Başgil’in Senatörlükten de Adaylıktan da istifa ettiğini bilen? Balmumcu hapishanesini duyan var mıdır aramızda? Yassıada yargılamalarının bambaşka yönlerini okuyor ve hayretler içinde kalıyorsunuz.

Bu iki eser bir insanı ne kadar tatmin edebilirse şahsen beni o kadar tatmin etti diyebilirim. Bir yandan hukuk doktrinlerine ilişkin tartışmaları okuyor, anayasa, özgürlükler, haklar, ideolojiler, rejimler, adalet, demokrasi, seçim sistemleri, din, irade ve maneviyat üzerine tartışmaların ve bilgilerin aktarıldığı makaleler diğer taraftan karşılaştırmalı biçimde Batı ve Türkiye’yi ele alan makalelerle ilme ve fikre doyuyorsunuz. Bu kitapları okuduktan sonra Ali Fuat Başgil’i hiç tanımadığımı daha iyi anladım ve daha iyi tanımam gerektiğine inandım. Ayrıca Gençlerle Başbaşa isimli kitabını da yine yeni ve yeniden çok daha ciddi ve mühim bir dikkatle okumam gerektiğine inandım.

Bunun en temel nedenlerinden biri ise yaptığı onca ilmi katkıya, fedakarlığa ve memlekete ettiği onca hizmete karşılık olarak gördüğü hapis cezaları, tehdit edilmeler ve baskı politikalarına rağmen bu ülkeye ve millete küsmemiş olmasıdır. Şikayetini milletine etmiş başkaları gibi ülkesi aleyhinde çalışmamıştır. 13 Temmuz 1962’de kaleme aldığı “Harbiye’de Nezaret Altında” isimli hatıratının son cümlesi oldukça manidardır: “Talihsiz Türk Milleti! Başka bir yerde ekmek parasına muhtaç olarak yaşamaya mahkûm olan sefilleri sinende besler prens gibi yaşatırsın da, öz evlatlarını hücre ve nezaret altı hapislerinde süründürürsün? Bu da senin bir kaderin!

Kitaplarda altını çizdiğim yerler oldu ancak en hoşuma giden bir tanesini daha paylaşarak yazıyı burada pek kıymetli Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil Hoca’nın satırlarıyla sonlandırmak istiyorum.

… Seza’da adalet, acıya acı, zarara zarar, işkenceye işkence ile mukabele etmektir. Devletlerarası münasebetlerde adalet, küçük büyük her devletin eşit muamele görmesidir. Ahlakta adalet, kişinin kendisine yapılmasını istemediği bir muameleyi başkasına yapmamasıdır…

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla