İmam Gazali’de İhtiyaç Kavramı

İmam Gazali biz Müslümanlar için her yönüyle çok önemli bir insan olarak tarihteki yerini almıştır. İslam âlimi, düşünürü, mutasavvıf, müderris ve “Hüccetül İslam” olarak bilinen İmam Gazali 11. yüzyılın ortalarında doğmuş ve 53 senelik ömrüne binlerce kitap yazarak kendisinden sonra gelenler için önemli bir kaynak olarak yer edinmiştir. Bu yazımda İmam Gazali’nin hem çok bilinmeyen hem de pek değinilmeyen ihtiyaçlara ilişkin düşüncelerinden söz etmek istedim. Zira ihtiyaç kavramı bizi bir şeyler yapmaya sevk eden temel bir nedendir. Doyuma ulaştığında mutluluk, haz veren ulaşmadığında elem, keder, üzüntü veren ihtiyaçlar, insanoğlunun fıtratında bulunanlar ve sonradan sosyal bir varlık olarak öğrenilme yoluyla gerçekleşenler olarak bir ayrıma giderek bazı ihtiyaçlardan/ihtiyaçlarımızdan söz edebiliriz. Fakat imam Gazali’de bu ihtiyaçların bazılarının karşılanması sadece bedensel gıdanın temini için geçerlidir. İmam Gazali maddi ihtiyaçlar olarak ele aldığı bu ihtiyaçların yanı sıra kalbin/ruhun gıdası olan manevi ihtiyaçların da karşılanması gerekmekte olduğunu bildirmiştir. Bilinen bir gerçek olarak insan yaratılışı gereği boşluk kabul etmez, mutlaka yerini doldurduğu bir şey vardır. Bu kimi için “para”, kimi için belki “kadın”, belki “güç” elde etme, “şöhret” gibi müşriklere ait lat, menat, uzza ve hubel gibi günümüzde halen bazı insanlar için geçerliliğini koruyan taşlaşmış bir yansıması olmasa da bazı insanların ilah gözüyle baktıkları geçici şeylerden ibarettir. İşte bu noktada İmam Gazali şuna vurgu yapmaktadır: “Kalbin ve ruhun gıdasının da temin edilmesi gerekir”. Bedenin yemeye içme gibi gıdalara ihtiyacı varsa ruhunda gıdaya ihtiyacı vardır. Ruhun gıdası nedir? diye sorduğumda bazı insanlardan şu cevabı aldım: “Müzik”tir. Müzik bazı insanlar için ruhen rahatlatıcı olabilir ama Allah c.c’ya yönelme gayesi olarak gerçekleşen manevi gıdasını/ ihtiyacını asla karşılayamaz. Ruhun gıdası İmam Gazali’de “Marifetullah” tır. Yani Allah Teala’yı bilme, tanıma, onu sevme, ona yönelmedir. İnsan iki parçadan oluşur: Bedeni yapısı ve Ruhi yapısı, bu ikisinin de gıdalarının temin edilmesi elzemdir. Bedenin gıdasını temin etseniz bile ruhun gıdasını temin etmediğimiz sürece İnsanoğlu kötülüğe eğilimlidir. Bir diğer İslam düşünürü İbn-i Haldun’a göre insanda iki yön vardır iyilik ve kötülük: İnsan ruhun gıdası olan Allah Teala’ya yönelmezse, onun gönderdiği dine tabi olmazsa kötülüğe eğilimli olacağını ifade eder. İbn-i Haldun’a sonraki yazılarımda da ayrıca uzunca değinmek isterim. İmam Gazali’de ruhun gıdası Allah Teala’ya yönelme, bilme ve tanımanın yanı sıra ona kulluk etme, ibadet etme, onun istediği şekilde bir yaşam sürerek ebedi mutluluğa etmektir. Zira insan manevi ihtiyaçlarını karşılamadığı zaman bir boşluk, açlık, elem, keder içerisinde olacağından kötülüğe daima meyilli olacaktır. İmam Gazali’de hayat için zorunlu ihtiyaçlar yemek, içmek, uyumak gibi fiziksel ihtiyaçlara tekabül etmekte iken, Hayatı güzelleştiren ve hayatı kolaylaştıran ihtiyaçlar daha çok sosyal ihtiyaçlara tekabül etmektedir. Fiziksel ve sosyal ihtiyaçların yanı sıra bir de manevi ihtiyaçlarda vardır ki insan olmanın gayesi, mutluluğu ve ebedi huzuru bu ihtiyacın karşılanması ile sağlanır.

Son olarak şunu belirtmek isterim ki manevi ihtiyaçlarımızı temin etmek, kalbimizin ruhumuzun gıdasını sağlamak için İmam Gazali okunması gereken çok önemli bir İslam âlimi olup, başta İhya-i Ulumi’d-Din adlı eserinin yanı sıra benim şahsen de okuduğum Kalplerin Keşfi gibi çok önemli eserler yazarak İslam âlemine çok fazla hizmet sağladığı aşikârdır.

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla