hstandogan@gmail.com

İdeolojiden Dünyaya Bakış – 1

Modern dünya toplumların sadece üretim-tüketim yapılarını ve günlük yaşamlarını değil , topyekûn yaşam şartlarını, yönetimlerini, sosyal doku ve kişisel ilgi alanlarına kadar pek çok boyutunu etkilemiş dahası büyük çapta değiştirmiştir. Bu değişim rüzgârı ise devrimlerin birbiri ardına kitle bilincini sarsması ile birlikte bir sosyal yapı ayrışmasını da beraberinde getirmiştir. Bu halde yeniden şekillenen yönetim, yönetilen yönetici ilişkisi, tabiiyet, bağlılık bilinçleri ve nihayet mesleki, statüye bağlı farklılaşmalar farklı bir tezahür oluşturmuştur. Türkiye’de hızlandırılmış bir modernleştirme çabası açıkça görüldüğü için ortaya çıkan ürünü genel hatlarından, özel detaylarına kadar inceleme imkanı mevcuttur.

Bu sürecin kısalığını Türkiye ‘de bir başarısızlık olarak görmek ya da başarısızlığın sebebi olarak görmek mümkündür. Pek tabidir ki bu değişimi ülke çapında bir başarı olarak görenler de azımsanamaz. Ancak şunu belirtmek gerekir ki toplumun değişmesi demek, despot bir yönetimle ona elbise değiştirtmek, yönetim dayatmak, kurumlarını yeniden düzenlemek ve yıkmaktan daha fazla bir çaba gerektirir. Bu değiştirmenin maksadı, ülkeyi bulunduğu yerden daha iyi bir yere getirmekse görünen odur ki bu çaba ancak toplumu derin bir belirsizlikte umutsuzca taraflar arası bir kavgaya sürüklemiştir. Bu durum bugün siyasi çevrede ve bundan etkilenen kitlelerde açık bir şekilde itiraf edilmektedir. Fakat bu durum bugün itiraf edilse bile toplumun kesimleri arasındaki mücadele ve ezilme hali bugünün bir gerçeği değildir. Bu sesler bugün ancak duyulabilmektedir.

Modern devletin kendinden müteşekkil adalet yapısı ve büyük kuvveti, bilimsel bakış açısının kuvvetini arkasına aldığında tam da gerçek ifadesine kavuşmuştur. Burada aklın bir belirleyici olarak görülmesi ve en üstün kuvvet olarak ele alınması mevzu bahis görünmekle birlikte bu her aklı olanın kabul ettiği yön değil, aklın hizmet etmesi mümkün tek ortak bilinç yönü olan doğa bilimlerindeki rasyonel işleyen akıldır. Bu akıl daha sonra realizmi, materyalizmi ve pozitivizmi kimlik olarak üstlenmiştir. Bu aklı kullanma yöntemleri dışında ciddiye alınan bir eğitim yönü ve yöntemi kalmamıştır. Doğa kaynaklarının, doğal kaynakların ve onların yeni bir biçimde kullanılmasının insan anlığından ve onun varlığından üstün bir değerlendirmesine yol açacak gelişmeler meydana gelmiş ve insanda bu materyal değerlendirmenin bir nesnesi haline gelmiştir.

Güç arzusu ve tahakküm hırsının insan psikolojisi konusunda yansıması, insanı bir konuda yönlendirme ve normalleştirme şeklinde olmuştur. Bunun toplumsal bağlamda yansıması ise toplum mühendisliği ve sosyal darwinizm gibi basamaklardan yükselmiştir. Yönlendirme ve yönetmenin pratiklerine ilişkin siyasetnameler, yöneticilere yazılmış risaleler daha önceki dönemlerde de olmakla birlikte, bunlar alternatif yönetim biçimlerinin, yorumların mümkün olduğu kişisel gözlemlerin genel bir hüküm gibi kullanıldığı açıklamalardan ibarettir. Oysa modern bilimsel ifade içeriğinde maddi gerçekliğe gönderme yaparak esasında kendisini şu veya bu tarihle, gelişmelerle gerçekleştirecek bir hakikat olarak ilan etmektedir.

Öte yandan dini bir takım ifadelerle yüklü olan ve kadim zamanlara göndermeler yapan antik dönem yönetim yapıları ise kendi içinde çeşitlilikler barındırmakla birlikte aynı zamanda farklı bağlılık, siyasi-sosyal düzen, ekonomik yapı gibi çeşitlilikler sunabilmektedir. O toplumsal yapının meşruiyeti dini lider ve düzenlerin içeriğinde ifadesini bulmaktadır. Bu kural ve kanunların ne kadar bilindiği ve işlediği bir tartışma konusu olmakla birlikte , hiç işlemeyen anayasa, uluslararası anlaşma ve kanun gibi kaynakları da eleştirirken göz önüne almak gerekir. Bu kaynakların eğitimi, güvencesi doğru değerlendirilirse, bozuk ve karanlık sayılan döneme ilişkin metinler ve kaynaklarda en azından bu açıdan eleştirilebilir. Bunun dışında, özgürlüğü kendi yaşam tarzı olarak algılayarak kendisi gibi olmayana yaftalar takan, onu kusur gibi girerek aşağılayan bir bakış açısından objektif bir değerlendirme dinlemek elbette hayalden öte saflıktır.

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla