naftalindergisi@gmail.com

Hangi Sistem?

Her ülkenin bir siyasi sistemi vardır, bu sistem kendi içinde farklı örgütlenmeleri barındırır. Hükümetlerin örgütlenme biçimleri de bunlardan bir tanesidir. Günümüz dünyasına baktığımızda; modern demokrasilerde hükümetlerin üç farklı biçimde örgütlendiğini görürüz: Başkanlık sistemi, parlamenter sistem ve yarı başkanlık sistemi.

Geçmişten bugüne kadar hükümetlerin örgütlenme biçimlerinde çeşitli çalışmalar ve tartışmalar yapılmış, netice itibari ile her ülke kendine uygun gördüğü sistemi benimsemiş ve uygulamaya koymuştur. Peki hangi sistem ülkeler için en iyi sonucu getirir? Bu sorunun cevabını vermek pek mümkün değildir. Çünkü birbirlerine nispeten üstün ve zayıf tarafları vardır. Bu nedenle her ülke kendi içinde birini seçer ve uygulamaya koyar. Ülkemiz de kuruluşundan yakın tarihe kadar, parlamenter sistemi benimsemiş ve tecrübe etmiştir. Uzun yıllar bu sistem kullanıldıktan sonra kısa bir dönem de olsa kısmen yarı başkanlık sistemine benzer bir tecrübe geçirmiş ve hemen ardından başkanlık sistemine geçmiştir. Ülkemizde sistem geçişleri bu sıra ile devam ederken, perde arkasında tartışmalar yaşanmış, başkanlık sistemine yeni geçilmesine rağmen parlamenter sisteme dönüşün konuşulmadığı gün neredeyse kalmamıştır. İşin özüne bakacak olursak, mesele sistemle ilgili değildir. Çünkü her üç sisteminde kendi içinde artı ve eksi yanları vardır. Bu üç farklı sistemin özelliklerine genel hatları ile bakarsak:

Başkanlık sisteminde, yürütme ile yasama birbirinden kesin olarak ayrılır, her ikisi seçmenler tarafından ayrı ayrı seçilir. Yürütme organı yasama organının içinden çıkmaz. Başkan yürütmenin başıdır ve bakanları görevlendirir, görevden alır. Sistemin başat iki özelliği; istikrar ve kuvvetler ayrılığıdır. Parlamenter sistemde olduğu gibi sık sık hükümet değişmesi ve bunalımları yaşanmaz. Başkan istediği kanunları çıkartmak için mecliste muhalefet partileriyle uzlaşma yapmak zorunda kalır.

Parlamenter sistemde, parlamento yasama organıdır ve kendi içinden yürütmeyi çıkarır. Yürütmenin başı başbakandır ve bir milletvekilidir. Bakanların atanmasında yetkili başbakandır ama meclisten güven oyu alması gerekir. Kurulan hükümet, güven oyu ile düşürülebilir. Bu sistemin en başat özelliği ise kuvvetler ayrılığının zayıf olmasıdır. Bu sistem başkanlık sisteminin tersine güçlü ve disiplinli partilere ihtiyaç duyar.

Son olarak uygulama alanının en dar olduğu yarı başkanlık sistemi ise başkanlık sistemi ve parlamenter sistem kırması bir modeldir. Parlamento ve başkan doğrudan halk tarafından seçilir, çoğunluğu sağlayan parti başkan tarafından hükümet kurmakla görevlendirilir. Başbakan tıpkı parlamenter sistemdeki gibi parlamento üyesidir. Başkan seçimle başa geldiği için sembolik başkanın ötesinde olsa da görev ve yetkileri bakımından başkan da değildir. Başkan yürütme tekeline sahip değildir bu yetkiyi başbakan ile paylaşır. Başkan ve başbakan aynı partiden olursa işler daha rahat yürür, farklı partiden olursa gerilimlerin yaşanması olağandır.

Görüldüğü üzere her sistemin kendi içinde artıları ve eksileri vardır, ülkemiz, parlamenter sisteminin de yarı başkanlık sisteminin de olumlu ve olumsuz bu iki yönünü yaşamış başkanlık sistemi ile birlikte de hâlâ yaşamaktadır. Dolayısıyla hangi sistem en iyi sonucu getirir sorusuna cevap vermek de pek mümkün değildir. Bu nedenle sorunun çözümünü “hangi sistem” tartışması dışında aramak gerekir. Ülkelerin hangi hükümet sistemini seçeceği konusu sadece sistemin özellikleri ile bağlantılı değil, ülkelerin tarihi tecrübeleri ve siyasi kültürü ile de yakından alakalıdır.

 

Abdullah Samed Karatepe

samedkaratepe82@gmail.com

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla