emreturku@yahoo.com

Evet, Revize Şart!

Geçtiğimiz hafta AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı, Cumhurbaşkanlığı sisteminin rehabilite edilmeye ihtiyacı olduğunu ve bunun da aklın gereği olduğunu söyledi. Sonrasında da AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise “yeni sistemde revize her zaman mümkündür” dedi. Açık söyleyeyim bunu duyduğuma sevindim. Çünkü yeni sistemin revize edilmeye; sistemin aşırılıkları, eksiklikleri ve denge-fren mekanizmalarının geliştirilmeye ihtiyacı var.

Üzerinde çalışanlar ne gibi iyileştirmeler düşünüyor bilmiyoruz ama bence acil olarak ele alınması gereken nokta, Cumhurbaşkanının parti genel başkanı olmasının engelenmesi olmalı.

Sistemin sağlıklı ve demokratik bir başkanlık sistemine evrilmesi için Cumhurbaşkanının parti genel başkanı olmasının önüne geçilmeli. Bunu ya anayasal düzlemde yapmalı ya da bir teamüle dönüştürerek Erdoğan genel başkanlığı bırakmalı. Çünkü, bu bir yıl en net neyi gösterdi derseniz, bu şekilde Cumhurbaşkanının hem devlet başkanı hem de parti genel başkanı olamayacığını gösterdi.

Bu konuda bazıları başkanlık sistemi penceresinden bakamadığı için Cumhurbaşkanının partili olmaması gerektiğini iddia ediyor. Fakat Cumhurbaşkanının bu sistem içerisinde partili olması gayet doğal. İtirazı bu açıdan yapmak sonuç getirmez. İtiraz genel başkanlığa yapılmalı. Çünkü Türkiye gibi parti disiplini yüksek bir ülkede partili olan Cumhurbaşkanının bir de genel başkan olması sistemi başka bir şeye dönüştürüyor. Sürekli eleştirdiğimiz tek parti döneminde, valiler il başkanlarıydı, şimdi ise valiler de il başkanları da aynı parti genel başkanı tarafından belirleniyor. Fark var mı gerçekten?

Bu konuda en can sıkıcı nokta ise buna CHP dışında itiraz gelmiyor. CHP de zaten sistem karşıtlığından eleştirileri ya ölçülü değil ya da dikkate alınmıyor.

Sorumluluk sahibi aydınların bu soruna itiraz etmesi, eleştirmesi gerekiyor. Bunun dillendirilmesi, daha yüksek sesle konuşulması gerekiyor. Aksi takdirde yarın, bugünkü tutumlarının altında ezilmek zorunda kalacaklardır.

Bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da büyük bir sorumluluk düşüyor. Erdoğan’ın bir tercih yapması gerekiyor. Ya gönül verdiği AK Parti’de genel başkanlığa devam etmeli ya da gönül verdiği Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı yapmalı. İkisi bir arada olmaz. Bugün de olmuyor yarın da olmayacak.

Ben inanıyorum ki yarın Cumhurbaşkanlığı makamı CHP’nin eline geçtiğinde AK Parti’nin ilgileneceği ilk iş, Cumhurbaşkanının genel başkan olmasının önüne geçmek olacak. Sadece AK Parti de değil, bugün genel başkanlık ve Cumhurbaşkanlığı makamının aynı kişide olmasında beis görmeyen birçok isim de aynı eleştiriyi yapacak.

Başkanlık sisteminin Türkiye için daha iyi olacağına inananlardanım. O nedenle tekrar parlamenter sisteme dönüşün önü kesilmeli diye düşünüyorum. Bu da yeni sistemde demokratik revizelerle mümkün. Aksi takdirde gücünü kaybetmekte olan AK Parti bu sistemi muhafaza etmeyi sağlayamaz. Günün sonunda ise elde sadece genel başkanlık kalabilir.

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla