naftalindergisi@gmail.com

Batı Medeniyeti İddiası

Yazılması gerekenlerin yazılmadığı ve konuşulması gerekenlerin konuşulmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Bunun yerine anlık keyifler ve monoton yaşantıları kısacası rahatlık adını verdiğimiz tembellikten farksız kendimizce dertsiz tasasız gördüğümüz belki de görmek istediğimiz bir hayat taslağını tercih ediyoruz. Aslında ihtiyacımız olanı değil ihtiyacımızı gidereceğini sandığımız gülmeleri ve geçiştirmeleri bir uyuşturucu gibi kullanıyoruz. Gönül sancımızın İslamsızlıktan geldiğini anlayamayacak kadar uzaklaşmışız belki de Allah’tan.

Özümüze dönelim çağrısında bulunanlar özümüzle bunu kastediyorlar, İslama çağırıyorlar ise ne güzel. Aksi takdirde ise yaptıkları ancak bir çıkmazdan diğer çıkmaza sürüklemektir bu hasta topluluğu. Nedir peki bu hastalığın çaresi? İşte burada bir kısımları çıkıyor çare batıdadır onun gelişmişliğidir, medeniyetidir diyor. Huccet olarak da reklamlaştırılmış, adeta bir mal gibi satılan ancak sahte ve yapmacık bir yansımadan öteye geçemeyen ” gelişmiş batı” portresini gösteriyor. Peki o batı gerçekten gelişmiş mi gerçekten medeni mi?

Eğer medeniyet gizlenmeye çalışılan siyahi vatandaşların sorgusuz sualsiz infaz edilmesi, her geçen gün artan İslam düşmanı saldırılar, tecavüzler, okul baskınları, soygunlar, cinayetler, intiharlar ise evet, doğru! batı medenidir. Eğer gelişmişlik, sayısı milyonları bulan evsiz halk, çeteleşme, insan avları, ilkokula inmiş uyuşturucu, alkol, sigara bağımlılığı ve gayrimeşru ilişkiler ise masum insanların üstünde kimyasal silahlar kullanmaksa, ilaç şirketlerinin insanlar üstünde deney yapmasına izin vermekse, doğru! batı gelişmiştir. Sürekli batı medeniyetlerinden misal verenler ülkemizi hakir görenler, niçin bunlardan bahsetmiyor?! Niçin bu gerçekler anlatılmıyor?! Çünkü anlatılsaydı, yalanlar üstüne kurdukları korku imparatorluğu başlarına yıkılırdı. İşte İslamdan bu sebeple uzak tutuyorlar insanları. Çünkü bilirse değişecek, değiştirecek, sen bu faizi alamazsın, burada zulmettin bunu yapamazsın diyecek. İktisatta da eğitimde de sağlıkta da İslamı isteyecek. Bu ise faizden ve zulümden kazanan, insanların acılarıyla beslenen bir düzende tabi ki istemeyecek.

Öyle ise bizim yerimiz ne olmalı ne yapmalıyız? Ey benim din kardeşlerim! Bu apaçık adavete karşı gerekli tedbirleri alalım, gözlerin görmekte aciz kaldığı çok büyük bir savaş cereyan etmekte. Bu harbi gözleyelim, hazırlıklı olalım. Evvela davamıza sadakatle bağlanalım madem bu din-i mübin-i İslamı hak bilmişiz hak bildiğimiz yola gerektiği gibi tutunalım. Önce biz dönelim, öğrenelim, değişelim sonra bulalım ulaşalım kardeşlerimize, anlatalım. Biz bu yolda tutunursak inşallah Allah’ın yardımı gelecek. Şüphesiz Allah en doğrusunu bilir.

 

Mustafa Göktuğ Tandoğan

26gktu11@gmail.com

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla