naftalindergisi@gmail.com

7. Koğuştaki Mucize

İdam; mahkemece ölüm cezasına mahkum edilen kimseye  uygulanan işlemin adıdır. Ülkemizde de 2000’li yıllara kadar bu cezai yaptırım suçlu ve masum birçok kimseye uygulanmıştır ve alınan kararla yürürlükten kaldırılmıştır. Toplum içeresinde  vuku bulan bazı olaylar sonrası idamın yeniden yürürlüğe girmesini, idamın olmadığı yer de sapkınlıkların devam edeceğini, çok duyarız. Özellikle 15 Temmuz sonrası televizyonlarda, sokaklarda, kahvelerde, vb.  yerlerde idam çağrıları, dile getirilmiştir. Günümüzde de zaman zaman hâlâ dile getirilmektedir. Fazla değil bir yıl kadar önce bende kesin bir dille idamın geri getirilmesini, düşünenlerdendim. Bu konu hakkında karşılaştığım birkaç yazı ve tartışma beni farklı düşünmeye sevk etti. Geçtiğimiz ay vizyona giren “7. Koğuştaki Mucize” adlı filmi izledikten sonra düşüncelerim netleşti. Bir yıl kadar önce idamın getirilmesini düşünürken şimdi tamamen farklı bir yerde olduğumu anladım. Peki ne anlatıyordu bu film?

Film üzerinde gelinlik olan bir kızın, idam cezasının kaldırıldığını televizyonda görmesi o habere derin ve anlamlı bakması ile başlıyordu. O derin bakışların altın da bir hikayenin olduğu açıktı. Olaylar ülkenin 1980 darbesini yaşadığı ve 1983 yılında vuku bulduğu sıkıyönetim ile yönetilen bir dönemi ele alıyordu. Memo, köyde deli diye anılan bir kız babasıydı. Köyü de içine alan, bir bölgenin sıkıyönetim komutanı ve onun kızı vardı. Komutanın kızı Memo ile alay ederken kayalıklardan düşüp ölmüştü. Komutan bu olaydan Memo’yu sorumlu tutmuş ve idam edilmesini istemişti, sonuçta bir sıkıyönetim komutanıydı ve o ne derse o olurdu. Masum Memo’yu idam gününe kadar 7. Koğuşa koydular. Koğuş da ilk başlarda hırpalandı ama daha sonra suçsuz olduğunu herkes anladı. Mahkeme kararını verdi ve komutanın istediği olacaktı. Koğuş, hatta filmi izleyen herkes bunu kabullenemiyordu çünkü masum Memo’nun idam edilmesi kabul edilemezdi. Darağacı kuruldu, Memo’nun infazı gerçekleşecekti. O gece Memo ve küçük kızı için 7. Koğuşta mucize gerçekleşmişti: Koğuştaki bir ağa geçmiş hatalarından kendisinin yaşamayı hak etmediğini düşünüyordu çünkü; kendi kızını suçu olmadığı halde ölüme terk etmişti. Memo’nun kızı için Meno’nun yerine ipe gitmeliydi ve tahliyesine  az bir zaman kala öylede yaptı.  Gece yapılan operasyonla Memo’nun yerine geçen ağa idam edildi. Artık yarın yeni bir gündü… Aradan yıllar geçmiş o küçük kız gelin oluyordu ve o habere bu yaşanmışlıklardan dolayı öyle anlamlı bakıyordu. Filmin temel ve özet olayları bunlardı. Her  anlatılanın bir amacı  olduğu nettir. Bana göre de bizim o gece 7. Koğuşta yaşananlardan anlamlar çıkarmamız oldukça önemlidir. Evet  Memo asılmamıştı ama ortada hiçbir suç yokken asılan başka birisi vardı ve uygulanan cezanın ortadan kaldırılması da mümkün değildi! Üstelik her koğuşta da kendisini suçlu hisseden, suçlu hissetse de masumun yerine geçen ağalar da çıkmaz. Bunun için ben filmin anlamını bir soruya sığdırdım ve ana fikre  kendimce böyle ulaştım ve şimdi filmi izleyenlere ve izleyeceklere , gerçek hayatta da bu tarz olayların örneklerinin mevcut olduğunu belirterek şunu soruyorum: O gece 7. Koğuşta mucize gerçekleşmeseydi ve Memo asılsaydı hâlâ idam konusu açıldığında geri gelsin der miydik? İzlemeyenleri 7. Koğuştaki mucizeye izleyenleri de bu soruyu cevaplamaya davet ediyorum.

 

Abdullah Samed Karatepe

samedkaratepe82@gmail.com

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla