emreturku@yahoo.com

15 Temmuz… Üç Yıl Oldu!

Pazartesi günü 15 Temmuz’du. Türkiye’nin dört bir tarafında hem gurur, hem eğlence, hem de hüzün bir aradaydı. Üç yıl önce o gün yaşananlar ve bugünü yaşatanlar yâd edildi. Herkesin tüyleri diken dikendi. Özellikle o günü Ankara ve İstanbul’da geçirenler için tarifi çok da mümkün olmayan bir anlamı vardı. Neyin ne olduğunu çok yakından hissetmişti onlar.

Aradan üç yıl geçti fakat ne acılar geçti ne de acıtanların tamamı cezasını çekti.

Acılar geçmez, geçmeyecek de. Bunu biliyoruz. Ama en azından acıtan elebaşları cezalarını çekseydi.

Bazı sorumlular hak ettikleri cezayı aldı. İçimize biraz da olsun su serpildi. Ama asıl elebaşları, bu işin beyin takımı, kalemşörleri yurtdışında çiftliklerinde yaşamaya, sefa sürmeye devam ediyor. Onları gördükçe insanın içi acıyor. Ama inanıyoruz ki, onlar, bu dünyada azap yaşamasa da asıl cezalarını öldükten sonra çekecek.

2016’dan bu yana geçen üç yıl içerisinde, bu konuda yaşadıklarımız bize bir şeyler söylüyor. Yaşananlara kulak vermek ve bir şeyler yapmak zorundayız. Aksi takdirde 15 Temmuz’a ve o günün kahramanlarına zarar vereceğiz.

Üç yılda 15 Temmuz’un anlamı yok edilmeye, 15 Temmuz’la alay edilmeye başlandı.

Artık bazıları 15 Temmuz deyince gülüp eğleniyor. 15 Temmuz küçümsenir oldu, önemsenmez oldu, sanki hükümetin kullandığı bir mazeretmiş gibi gösterildi. Böyle olunca da muhalif olanlar siyasî bir pozisyon gibi hareket edip 15 Temmuz’u önemsemez oldu.

15 Temmuz’u Erdoğan’ın tertiplediği bir tiyatro olarak görmek daha kolay geldi.

Özel olarak yaratılmaya uğraşılan bu algı gün gibi ortada olsa da, bu algıya, bu cenahtan da su taşıyanlar oldu.

Bazıları her şeyi FETÖ’ye bağladı.

Bazıları sevmediği herkesi FETÖ’cü ilan etti.

Bazıları FETÖ’cüye selam verdi diye, aynı yerde bulundu diye, akrabası diye birilerini FETÖ’cü ilan etti.

Bazıları Erdoğan’ı ve AK Parti’yi eleştirenleri FETÖ’cü diye karaladı.

Sonunda vicdanlar yara aldı.

Haklı bir dava sulandırıldı.

O kanlı gecede vücutlarını siper eden, özgürlüğünü, ülkesini, demokrasiyi koruyan insanlar bir hiç uğruna bunları yapmış gibi gösterilmeye başlandı.

Böyle düşünenler, buna inananlar çok büyük bir yanılgı ve haksızlık içerisinde. Bunu kimse değil, bizzat tarihin kendisi gösterecek. Yine her darbede olduğu gibi, zaman, 15 Temmuz’u ve onu yapanları yargılayacak ve de her şeyi tüm çıplaklığıyla ortaya dökecek. Yarın 15 Temmuz’u, 15 Temmuz’da ne olduğunu anlamayanlar için büyük vicdan azapları bekliyor.

Ama asıl sorumluluk bizlere düşüyor. Biz 15 Temmuz’a hak ettiği anlamı kazandırmak zorundayız. Bu konuda bize düşen de doğru bildiklerimizi ve gördüklerimizi elimizden geldiği kadarıyla anlatmak. İnsanları FETÖ’cü diye suçlamak değil. Bu hiçbir işe yaramadı aksine sürece zarar verdi. Çünkü kantarın topuzunu kaçıranlar çıktı.

Her şeyde olduğu gibi biz önce iğneyi kendimize, çuvaldızını başkasına batıralım. Çünkü artık haklı olmak yetmiyor haklı görünmek de gerekiyor.

* 15 Temmuz şehitlerinin ruhları şad, mekanları cennet olsun. 

Benzer Yazılar

Araç çubuğuna atla